Buffalo Tom – Let Me Come Over

buffalo_tom_let_me_come_over

En sonunda evde yalnızım abi. Umuyorum ki son kez olarak Spotify’dan Buffalo Tom’un Let Me Come Over albümünü de açtım. Bütün gün 90’lılarla çalışıp eve pestilim çıkmış bir şekilde gelmem yetmiyor, bir de üstüne 90’ların en alelade rock albümlerinden birini sana tanıtmaya çalışıyorum.

Neyse, başlıyoruz.

Abi farkındasındır herhalde, son aylarda metalden başka bir şey dinlemiyorum. Hani belki bu blog beni eski araştırmacı kişiliğime geri götürür ve sadece bana iyi geleceği için farklı farklı şeyleri dinleme başlarım diye düşündüm de, gerçekten içim yanıyor metal için lan. Spotify’ın Discover Weekly listesinde geçtiğimiz hafta durum şuydu hatırlarsan.

 

hepsinde adamın biri böğürüyor, net.

Nasıl olduysa, okumaya çalıştığım müzik dergileri, bloglar ve müzik listesi yayınlayan siteler karşıma bu hafta Buffalo Tom’dan daha dinlenesi bir şey çıkartmadı. Daha ilk şarkı olan Staples‘ı dinlerken; “Bu iyi lan!” dedirten Let Me Come Over’ı defalarca kez deneyimledim ben de. 13 şarkılık bu sıkıcı albüm için laflarımı hazırlamış bulunmaktayım. Öncelikle Buffalo Tom’a giydireyim bir güzel.

1980’lerin sonunda Amerika’nın Massachusetts eyaletinde, utanmadan bir de Boston kendinde kurulan Buffalo Tom, ilk iki albümlerinde, grubun prodüktörlüğünü de üstlenen ve grubun gitaristi, vokalisti ve her şeyi Bill Janovitz‘in arkadaşı J. Mascis‘in yardımıyla bir şekilde adından söz ettirmiş. Aynen lan, Dinasour Jr.’un vokali işte. Bu ortaklıkla çıkan iki albüm, Buffalo Tom’un ortamlarda adının Dinasour Jr. Jr. olarak anılmasına sebep olmuş.

Onlar da belki bu yüzden Mascis abimizle yollarını ayırmış ve daha bir bağımsız olmayan plak firmasıyla Let Me Come Over’ı yapmışlar. Bu albüm, onları amerikan kolej radyosu listelerine sokmayı başarsa ve grup daha sonra üstüste bir çok albüm çıkarmış olsa da, pek de ünlü, tanınmış ve başarılı bir noktaya gelememişler. Let Me Come Over’ı yaklaşık 20 kere dinledikten sonra da bu duruma pek de üzülesim gelmedi açıkçası. Günümüzde hala arada konser verseler de, Bill Janovitz’in artık bir emlakçı olduğunu da belirtmeden geçemiyorum.

İnternet üzerinde Buffalo Tom’un yaptığı müziğe dair bir şeyler okurken, Replacements ve Hüsker Dü esinlenmesi, işte ne bileyim punk-rock tabanı üzerine melankolik melodilerin serpilişi ve giderek olgunlaşan şarkı sözleriyle gelişen altyapı gibi şeylere rastlayabiliyorsun. Abi günün birinde müzik hakkında yazmak bana kazandırsa ve sırf bir grubu allayıp pullamak için onları Replacements’a benzetirsem, gel beni bir güzel tokatla abi. Buffalo Tom’un Replacements‘a benzer tek tarafı gitarlı müzik yapması, o kadar. Olsa olsa Counting Crows gibi bir insanlığa ihanetin temellerini atmış olabilir Buffalo Tom.

Kendimi toplayarak albüme dönersem, Staples ile gayet keyifli bir açılış yapıyor grup.

Staple my hand
Staple my hands to my heart
Staple my hand
Staple my lips shut
Staple my hand
Staple my lips shut

Direkt bu sözlerle açılan şarkı, orta temposuna uygun mertebe coşkusuyla beni alıp götürdü ilk dinleyişte. Bill Janovitz’in vokalini duyduğun o anın, sana da bana geldiği kadar tanıdık, kucaklayıcı ve davetkar geleceğine eminim abi. “Lan o zamanlar ne güzel müzik yapıyorlarmış abi, şu keyfe gel anasını satayım!” diyerek bitirdiğimiz Staples sonrasında bizleri, Taillights Fade karşılıyor. Direkt şarkının klibini yapıştırayım da birlikte dinleyelim.

 

Al sana sıradan bir alternative rock ballad’ı. Açılsın popüler kültürün kapıları. Bir keresinde radyoda denk gelebildiysen anında kasede çektirmek isteyeceğin şarkılardan biri. Melankoli, akılda kalıcı bir melodi, ucundan toplumsal eleştri, bir adamın en samimi olduğu anlardan bir kare.

I’m lost in the dark
And I feel like a dinosaur
Broken face and broken hands
I’m a broken man

Taillights Fade, Let Me Come Over’ın en çok akılda kalan parçası ve ne yazık ki albümün geri kalanında asla bir daha karşımıza çıkmayacak ufacık bir parıltı. Belki ucunda bir yerlerinde biraz daha uğraşılsa şahane bir şeye dönüşebilir, bir kulaç daha atsa batmış olduğu banallık denizinden çıkabilirmiş geliyor ama yok abi. 1992 demek, grunge demek. Vs. demek, In Utero demek. Ve daha bir çok şey ama, Buffalo Tom değil.

Spotify üzerinde Let Me Come Over’ın 25. yıl özel baskısına ulaşabildiğine aldanma, albümün geri kalanı ne yazık ki bahsettiğim bu iki şarkının az çok benzeri basmakalıp parçalarla dolu. 13 şarkıdan oluşan albümün yarısına geldiğinde inan gerisini dinlemek insanın içinden gelmiyor. Bir yavaş, bir orta, bir yavaş, bir orta ama hepsi birbirine çok benzeyen ritim ve gıygıylar üzeri akustik gitarlarla bezeli bu albüm hakkında gerçekten daha çok yazasım gelmiyor.

Yıllar önce, sırf kendimi iyi hissetmek için bir Nick Hornby kitabı okuyayım demiştim. Juliet, Naked adlı romanda, baş karakterimiz kült bir grubun artık müzik yapmayan ve bir köşeye çekilmiş vokalistini bir saplantı haline getiriyor ve neredeyse hayatını bu adama adıyordu. O zamanki kız arkadaşı da bir şekilde bu müzisyenle tanışıyor ve olaylar gelişiyordu. Bak işte Juliet, Naked’ı okumanı önerebilirim işte. Buffalo Tom’u dinlerken aklıma hep Juliet, Naked geliyor çünkü bana kalırsa Bill Janovitz ve grubu da bir yerde tarihin tozlu sayfalarını hak ediyor abi. Onları oradan çıkartan ve methiyeler düzen işsiz yığınının gazına gelmekten, aslında orada olmayan bir şeyin büyüsüne kapılmaya çalışmanın bir alemi yok bana kalırsa.

Bu güzel dünyada geçireceğimiz süre çok kısa. Devamlı aynı şeyleri yaparken ve her şeyi bir rutine bağlayıp sadece zamanın geçmesini sağlarken yaşamak uzun ve zahmetli hale gelebiliyor ama, başka türlüsü de mümkün.

Mesela ben bu yazıyı bitirir bitirmez yatacak ve yarın sabah gelecek haftanın albümünü arayacağım. sırf bu keşfe çıkmak için bile insan bir nefes daha almak ister, değil mi?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s